Kobe Bryant-“The Man in the Arena”

“Hayattaki en önemli şey insanlara yapmak istedikleri her neyse, o alanda gerçekten çok iyi olabileceklerine dair ilham verebilmektir.

Yaklaşık 2 sene önce Angela Duckworth’ten “Grit” (Metanet) kitabını okumuştum. 6 buçuk dakikalık TED konuşması kitabını da özetliyor.

Çok kıssadan hisse olacak ama gerçekten ana düşüncesi şu:

Hardwork & grit over talent. = Çalışkanlık ve kararlılık yeteneği yener.

Bundan 5–6 sene önce “yetenekli insanlar”a daha fazla özenirdim. Belki o insanların “seçilmiş” olma hikayeleri beni daha çok etkiliyordu. Belki kendimi bazı alanlarda “yetenekli” görüyordum. Bir şeyi diğerlerine nazaran çalışmadan veya daha az çalışarak elde ettiğimde kendimi iyi hissediyordum. (Örneğin bir sınava arkadaşlarımın çalıştığının yarısı kadar çalışıp onlardan yüksek not aldığımda mutlu oluyordum.)

Gerçek hayatla tanıştıktan sonra, üretmeye başladıktan sonra, gerçekten üretenleri gördükten sonra düşüncelerim değişti, düşüncelerimle beraber gördüğüm / takip ettiğim farklı profildeki insanlar arasından saygı duyduğum, kendime örnek aldığım insanlar da değişti.

Fark ettim ki;

  • tek başına yetenek maç kazandırıyorken, çalışkanlık / azim şampiyonluk kazandırıyor.
  • çalışkan olan, azmeden insanlar maraton koşuyor.
  • çalışanlar, azimli olanlar kısa dönemdeki talihsizliklere prim vermiyor, onlar uzun yolların insanları.

Kobe Bryant çalışkanlığın, azmin vücut bulmuş haliydi.

Aposto’dan Umutay Dursun Kobe Bryant’tan şöyle söz etmiş:

Kobe Bryant, oynadığı dönemde NBA All-Star oylamasında seyircilerden en fazla oy olan basketbolcuydu. Gelmiş geçmiş en iyi basketbolcu olmak için durmaksızın çalışmasıyla dünya çapında milyonlarca insanı etkilemeyi başarmış bir efsane olan Kara Mamba, en iyi olmak için çok çalışması gerektiği bilincini ve çalışma alışkanlığını çok küçük yaşta kazandığını anlatıyordu.

  • Düşünce yapısını ve felsefesini Mamba Mentalitesi olarak tanımlayan Kobe, Mamba lakabını Kill Bill filminde görüp etkilendiği ölümcül suikastçilerden esinlenerek aldığını söylemişti. Bu mentaliteye kariyeri boyunca birçok anekdota konu olan çalışma disiplini, karar anlarında attığı zor basketler ve kazandığı başarılarla vücut verdi. En önemlisi de tüm bunları yaparken rakibe saygı gösterdi. Hayatını kaybetmeden 1 gün önce, kendisini tüm zamanların en çok skor kaydeden oyuncular sıralamasında geride bırakan LeBron James’e attığı son tweet bunu gösteriyordu.

“Oyunu ileri götürmeye devam ediyor @KingJames. Sana büyük saygı duyuyorum kardeşim.”

Mamba4Life

Bi Yerden ekibinden Emre Erdoğan Kobe Bryant’ın hayatı ve zihniyetiyle ilgili çok iyi bir makale yazmış.

Yazıda beni en çok etkileyen noktalardan biri:
LeBron James Kobe Bryant’ın vefatından bir gün önce Kobe Bryant’ın rekorunu kırdığı maçta ayakkabısına Mamba4Life yazmış.

Efsanelerin birbirlerine gösterdikleri saygı beni her zaman derinden etkiliyor. Yaptıkları işi sonuna kadar yapan, hepimize ilham veren bu güzel insanlar iyi ki var.

Mamba4Life’ı gördük de solunda ne yazıyor?

LeBron James istisnasız her maça çıkmadan önce ayakkabısına Theodore Roosevelt’ten alıntı yaptığı aynı sözleri kalemle yazıyor:

(#SFG = Strive For Greatness’ın açılımı)

ARENADA (SAHADA) OLAN İNSAN

Önemli olan eleştirmenler değil; güçlülerin nasıl tökezlediğine ya da nasıl daha iyi olabileceklerine yere işaret eden insanlar değil.

Bütün kredi (alkış) arenada olan ve yüzüne toz, ter ve kan bulaşan, cesurca çabalayan, kimi zaman hata yapan ama tekrar tekrar ayağa kalkan, yüksek başarıların peşinden koşan, mücadele eden ve bütün bu mücadelenin sonunda başarısız olsa bile cesaretle başarısız olan insanlarındır.

Bu insanlar hiçbir zaman, zaferin de yenilginin de tadını bilmeyen eleştirmenlerle bir olmayacaklardır.