Simyacı – Paulo Coelho

5 KİŞİ Komünitesiyle Paulo Coelho’nun Simyacı kitabını okuyup hep beraber tartıştık.

8 Temmuz 2020’de gerçekleştirdiğimiz Zoom buluşmasında konuşulanları not alan komünitemizin kıymetli üyesi Orhun’a teşekkür ediyoruz.

Konuşma notları:

İnsanın içinde bir yanda konfor alanına ve statü quoya meyleden bir tarafı bulunurken diğer yanda da genişlemek ve büyümek isteyen, o konfor alanının dışına çıkmak isteyen ve “ben ne için varım” diye soran/sorgulayan tarafı vardır. Kitap aslında bize göre bu ikisinin arasındaki hikayeyi temel almaktadır. Bir tarafta hayallerinin peşinden gitmek isteyen delikanlı, aynı zamanda gerek koyunları gerek tanıştığı çöl kadını vs. sebebiyle bir yandan da kalmak istemektedir.

Kitabın bu derece çok tutmasının ve bir modern klasik haline gelmesinin temelinde aslında çok fazla insanın ortak bir noktasına değinmesi yatıyor diye düşünüyoruz. Hem hayaller hem vicdanı sorular hem arkamızda bıraktıklarımız hem önümüzdekiler.

Kitap aslında bizim algımıza göre esas mesajını en başlarda ortaya koyuyor.
1- Her şeyin bir ve tek bir şey olduğunu unutma
2- Kişisel menkıbeni sonuna dek takip et
3- Simgelerin dilini unutma

Komünite buluşmasının en başında Eray’ın bahsettiği kaşık-yağ-bilgenin evi/sarayı hikayesinin temelinde:
Mutluluğun gizemi 2 damla yağı unutmadan evrenin güzelliklerini görmektir. Aslında her şey bir denge içerisinde olmalıdır. Bir yanda bir arayış, yolculuk ve vizyon(menkıbe) bulunurken bir yandan da günlük sorumlulukların unutulmaması gereklidir.

Hayatımızdaki işaretleri gerçekten görebiliyor muyuz? Bunları dinleyebiliyor muyuz? Bunların temelinde geleceğimize dair (gerektiğinde radikal) kararlar alabiliyor muyuz?

“Değeri bilinmeyen her lütuf felakete dönüşür”, “hayallerini/işaretleri dinlemezsen onlar seninle konuşmaktan vazgeçerler” bize düşen kendi yeteneklerimizi anlamak/tanımak ve onları kullanmaktır. Peki biz kendi becerilerimizi ve potansiyelimizi tanıyor muyuz? Gerçekleştirebileceğimiz vizyonumuz nedir diye sorabiliyor muyuz?

Billuriye satıcısının hayallerini gerçekleştirmemesi “Eğer mekkeye gidersem yaşamak için sebebim olmayacak” –> Victor Frank ve Varoluşçuluk (İnsanın anlam arayışı)
Delikanlının parasını çaldırması ve 6 ay sonra yeni bir dil, yeni bir iş, eskisinden çok daha fazla para, genişlemiş bir vizyon ile yolculuğuna devam etmesi (aslında başımıza gelen her kötü şey gerçekten “kötü” müdür?

Son olarak, harekette/seyahatte olmak, yürümek, duyularımızdan birini öne çıkarıp diğerlerini bastırmak, ani yaşamak, farkındalık gibi konular üzerine refleksiyon yaparak kapattık.